Turkiyem. My Turkey

23 Jan

Türkiye’nin ekonomik başarısı!Ekonomik başarı nedir?Bu sorunun cevabı toplumcu olanlarla, olmayanlar tarafından farklı cevaplandırılabilir.Çünkü iki kesim ayrı ayrı göstergelere bakar.Toplumcu olmayanlar daha çok finans kesimiyle ilgilenir daha çok, bir de büyük yatırımlarla!Büyük yatırım da kişiden kişiye değişir ama genel olarak ücretliler, emekçiler, onları pek ilgilendirmez. Daha doğrusu tüketimdeki daralmayla doğru orantılıdır onların dar gelirlilerle ilgilenmesi…Bir de toplumcu olmayıp, toplumcuymuş (!) gibi davranmak zorunda kalanlar vardır ki, bu ülkede onların başını siyasiler çeker…Gerçi nasıl davranmasınlar; oy dediğiniz şey zengin, fakir ayırmıyor sonuçta!Ama bu ikilik(!) değil midir zaten bazı resimleri hep aynı kılan?Örneğin gelir dağılımı ile ilgili veriler…TÜİK açıkladı işte;2009 yılında Türkiye’de gelir dağılımındaki eşitsizlik 0,01 puan artış göstermiş. En yoksul yüzde 20 ile en zengin yüzde 20 arasındaki gelir farkı 8,5 kata çıkmış.8.5 kat!Nüfusun ne kadarının yoksulluk sınırının altında yaşadığı da belli: Yüzde 17.1( Bir önceki yıl bu oran yüzde 16.7 idi)Şimdi bu tabloyu nasıl okuyacaksınız?“Olsun, köprüler ,yollar yapılıyor,yapılmış olanlar satılıyor(!)habire alışveriş merkezleri ve oteller kuruluyor ve bu ülke gelişiyor ya, bazıları da yoksul yaşasınlar” diye mi, yoksa, “ Nasıl bu kadar söze ve bu kadar binaya(!) rağmen yüzde 17.1’lik bir oran karşımıza çıkar”diye mi?İkisi de değil!Çünkü bu tablonun doğru okunuşu şu:“Bu ekonomik düzende bir çarpıklık var ve bu çarpıklık artıyor”Bu okuma ancak, kimsenin kimseyi kandırmayacağı bir düzene doğru çekebilir bu tabloyu…Yoksa bir sonraki yıl, gelir dağılımındaki eşitsizlik yine artar, yoksul ile zengin arasındaki gelir uçurumu, büyüdükçe büyür.Bir de daha spesifik göstergelere bakalım: Kurumsal olmayan nüfusun yaşam koşulları göstergelerine;- Yüzde 42,2’sinin konutunda ”sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi ve benzeri” sorunlar söz konusu.- Yüzde 42,9’unun oturduğu konutta ”izolasyondan dolayı ısınma sorunu” yaşanıyor. – Yüzde 59,3’ünün hanesinin taksit ödemeleri ve borçları (konut alımı ve konut masrafları dışında) bulunmakta, bu borç ödemeleri yüzde 29,3’ünün hanesine ”çok yük” getiriyor. – Yüzde 87,4’ü ”evden uzakta bir haftalık tatili”, yüzde 62,5’i ”beklenmedik harcamalarını” ve yüzde 82,1’i ”yıpranmış ve eskimiş mobilyalarını yenileme ihtiyacını” ekonomik nedenlerle karşılayamıyor.- Yüzde 60,5’i ”iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek” yiyemiyor.- Yüzde 37,8’i evin ısınma ihtiyacını ”yeterince” karşılayamıyor.- Yüzde 43,9’u ”yeni giysiler” alamıyor.Bu tablodan nasıl bir sosyoloji çıkar acaba?Şiddet, depresyon, koruculuk, mutsuz evlilikler, kayıt dışılık, kolay para kazanma yollarının yaygınlaşması, kaçakçılık…Ne kadar başarılı değil mi?En azından seçim beyannamelerine girmeye değer!NURHAN YÖNEZER 2 Mart 2011nyonezer@gmail.com   04-03-2011, 05:20  #15

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: